Sosyal medya toplumun sinir sistemi mi?

Posted on Updated on


How to Create Resilience Through Big Data adlı çalışmasında Patrick Meier, Endonezya’daki prinç fiyatalrında görülen enflasyon ile prinç fiyatları hakkında atılan tweetleri karşılaştırıyor ve ilginç bir korelasyona dikkat çekiyor. Ona göre, bazılarının tarif ettiği gibi sosyal medya, sosyal sistemlerin nabzını tutan gezegenimizin yeni bir sinir ağı.
endonezyapirinci
İstatistiksel açıdan bakıldığında, şimdilik bu durumun tam olarak gerçekleşmediğini söylesek de, her geçen gün daha fazla insan sosyal medyada yer alıp günlük hayatı ve düşünceleri ile ilgili paylaşımda bulundukça, bu sinir ağının daha da güçleneceğini söylemek mümkün. Diğer bir deyişle, bu yapay sinir ağı şu sıralarda öğrenme aşamasında ve daha fazla kişinin katılımı ile daha da güçleniyor.
Bu nedenle, sosyal medya takibi (monitoring), sosyal medya üzerine yapılan araştırmalar ve sosyal medya kullanılarak yapılan araştırmalar çok önem kazanıyor. Sosyal medya iletişim araştırmaları içinde önemli bir alan olmak üzere. Şimdilik analitiklerle sınırlı tanımsal istatistikler düzeyinde ve nitel araştırma ağırlıklı çalışmaların yapıldığı bir alan olarak gördüğümüz sosyal medyanın verileri ile ilgili çıkarımsal analizler yapmaya ihtiyaç var. O zaman, bu hassas sinir ağının toplumdaki hangi duygu ve davranışların ipuçlarını önceden bildireceğini daha yüksek bir doğrulukla belirleyebilmek mümkün olabilecek.
Bu konudaki sıkıntılar ise şimdiden kendini göstermeye başladı bile. Bunlardan ilki olarak, devlet otoritesinin sosyal medyayı kontrol altına almak üzere, haberli ve habersiz yaptığı düzenleme ve kısıtlamaları saymak mümkündür. Bir diğer konu, insanların interneti/sosyal medyayı genellikle güvensiz bulmalarına sebep olan “hacking”, çocuk istismarı, dolandırıcılık, hakaret, mahremiyetin ortadan kalkması, yalan haber gibi olayların sıkça yaşanmasıdır.
Diğer taraftan, fiziksel olarak henüz dünya nüfusunun yaklaşık 1/6’sı sosyal medyayı kullanabiliyor ve bu konuda dünyanın pek çok yerinde hızlı bağlantılar için ekonomik ve siyasi engeller söz konusu.
Her şeye rağmen, sosyal medya, 21. yüzyılın medyası olarak, 20. yüzyılda televizyonun araştırma alanı olarak gördüğü ilgiden daha fazlasını iletişim araştırmacılarından görecektir diye düşünüyorum.

6 thoughts on “Sosyal medya toplumun sinir sistemi mi?

    Nurullah Çelik said:
    23 December 2013 at 09:48

    Yazınızda da belirttiğiniz gibi günümüzde sosyal medyaya olan ilgi geleneksel medyaya oranla daha fazladır.Teknolojinin gelişmesiyle son yıllarda yeni iletişim ortamlarının geliştiğini görmekteyiz.Sosyal Medya , 21.yüzyılın taraflı yayın yapan , sansüre uğrayan geleneksel medyaya bir alternatif olmuştur.Her şeyden önce Sosyal Medyada var olan ve geleneksel medyada olmayan ETKİLEŞİM konusu çok önemli.Kullanıcılar çok kolay bir şekilde etkileşime girebiliyorlar.

    yesim1145karakaya said:
    23 December 2013 at 09:40

    Sosyal medya günümüzde aslında medyanın aslında 4. kuvvet değil de daha öncelik verilmesi gereken bir alan haline geldiğini görmekteyiz.Siber kültürün hakim olduğu toplumsal yapıda sosyal medya gerçek bir sinir sistemi durumunda.Önümüzdeki yıllarda bu medya türünün daha etkili hale geleceğinden kimsenin şüphesi yok.

    muhammettazegul2013 said:
    23 December 2013 at 09:37

    sosyal medya macerası ne kadar heyecanlı, ilgi çekici yer olsa da bizim çok net izlendiğimiz alandır. Devlet kurumları sosyal medya hesapları üzerinden kişileri an be an takip ediyor. Özellikle toplumsal olayların yaşandığı zamanlar bu mecrada bilgi kirliliği de yaşanmaktadır. Başka ülkelerde çekilmiş fotoğrafları sanki burada yaşanmış gibi göstermeleri kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir.

      cemsutcu responded:
      23 December 2013 at 09:44

      Yorumun için teşekkürler. Bu durum tıpkı şuna benziyor: Bıçak ekmek kesmek için de kullanılabiliyor, cinayet işlemek için de. Dolayısıyla, amacımız bu önemli iletişim aracını iyi amaçlar için kullanmak olmalı.

    çiğdem said:
    23 December 2013 at 00:56

    Aslında iletişim tarihi bir anlamda tekerrür ediyor, dediğiniz gibi eskiden geleneksel medya üzerine yapılan ve iletişim biliminin doğuşuna olanak sağlayan etki araştırmaları şimdilerde sosyal medya için yapılmaya başlandı, bu ortamlardaki ölçülebilirlik imkanlarının daha fazla olması ise bu tür araştırmalar açısından daha geniş olanaklar sunuyor. Ancak sosyal medyaya ilişkin birtakım net değerlendirmeler yapabilmek için epey bekleyeceğiz gibi gözüküyor, zira bu tür dönüşümler uzun dalga boylarına sahip… diye eklemek istedim hocam:)

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s