Twitter ve sosyal medya uzmanlığı


Sosyal medya uzmanlığı günümüzün en popüler mesleklerinden (!) biri haline geldi. Takipçi sayısı birkaç bini bulanlar veya kafiyeli ve espirili birkaç cümle kurup beğenilince havaya girenler hemen kendilerini “sosyal medya uzmanı” olarak tanımlıyor. Sosyal medya konusunda (aslında yeni medya ve bilişim konularında da) yazılan kitaplara da baktığımızda kendini tekrar eden söylemleri görüyoruz. 

Biz sosyal medyanın ne kadar faydalı, çağ atlatan ve dönüştüren veya ne felaket ve tehlikeli bir şey olduğunu habire orada burada yazsak, tekrarlasak, kah övsek kah yersek (hatta bazen ikisini de yapsak) yetmez mi? Bize uzman denmez mi? 

Size yeter mi bilmiyorum ama anlaşılan Twitter’a yetmemiş. Twitter bile halen sosyal medya uzmanı olmadığını düşünüyor ki açığını kapatmak için Whetlab isimli bir starupı satın alıyor. Whetlab makine öğrenmesi (machine learning) konusunda çalışan bir firma. 

Makine öğrenmesi dediğimiz şey nedir? Bilişim terimleriyle konuşursak enformasyon haline dönüşmüş verinin bir sonraki aşamaya yani bilgiye dönüşmesi için yapılan çalışmaların bütününü ifade eder. Bu, iletilen mesajın “anlamının” da alıcıya ulaştırılmasını sağlamaya yönelik bir süreçtir. Çünkü benim ne söykediğimi duyman yetmez ne demek istediğimi de anlaman gerekir. 

İşte makine öğrenmesi, temelde, iletilen bir mesajın, etkileşim yoluyla, hangi anlamı (bilgiyi) taşıdığını belirlemeye yönelik bir analizler bütünüdür. İçinde matematik, mantık, istatistik, iletişim, bilişim, algoritma, ve mühendislik yaklaşımlarını bir karışım olarak barındırır. Ne demek istediğimi şu örnek makalede görebilirsiniz. Ayrıca sosyal medya araştırmaları ile ilgili konuları merak edenler şu yazıyı da okuyabilirler.

Not: Hazır bilişim lisansüstü programlarının mülakatları yaklaşıyorken sevgili aday öğrencilerimizin de bunları okumasında fayda var 🙂

Advertisements

Crisis Mapping in Areas of Limited Statehood


Bits and Atoms: Information and Communication Technology in Areas of Limited Statehood

iRevolutions

I had the great pleasure of contributing a chapter to this new book recently published by Oxford University Press: Bits and Atoms: Information and Communication Technology in Areas of Limited Statehood. My chapter addresses the application of crisis mapping to areas of limited statehood, drawing both on theory and hands-on experience. The short introduction to my chapter is provided below to help promote and disseminate the book.

Collection-national-flags

Introduction

Crises often challenge or limit statehood and the delivery of government services. The concept of “limited statehood” thus allows for a more realistic description of the territorial and temporal variations of governance and service delivery. Total statehood, in any case, is mostly imagined—a cognitive frame or pre-structured worldview. In a sense, all states are “spatially challenged” in that the projection of their governance is hardly enforceable beyond a certain geographic area and period of time. But “limited statehood” does not imply the absence of governance or services. Rather, these may…

View original post 482 more words