Yalancılar neden sürekli yalan söyler?

Posted on Updated on


Bazen neyin araştırma konusu olabileceği, diğer bir deyişle araştırmaya değer şeylerin ne olduğu konusunda emin olamayız. Halbuki aklımızdaki karmaşık soruları düzenleyip uygun yöntemlerle araştırmayı bilirsek her konunun araştırmaya değer olduğunu görürüz. Bu süreçteki motivasyonumuz ise merakımız olacaktır. 

Bilincimizin beyinde oluştuğu bölge bulundu

Posted on


Bilinç ve bilinçli olma hali insanı insan yapan, onu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri. Bu konu yapılan bir araştırmada önemli bulgulara da ulaşıldı. Artık bilincimize dokunabilecekler…

Yurttaş gazeteciliğinden sonra yurttaş astronomluğu

Posted on


Yurttaş gazeteciliği, gazeteciliğe çığır atlatmış ve gelişen bilişim teknolojilerinin gazetecilik mesleğini geri dönülemez şekilde değiştirdiğine şahit olmuştuk. Yurttaş astronomluğu (veya yurttaş bilimadamlığı) ise çok ilginç şeylere yol açacak gibi. 

Yeni bir sosyal çağ

Posted on


Günümüzde iletişim çalışmaları yoğunlukla “sosyal medya” mecrasında gerçekleşen durumlar ve olaylar üzerinde yapılıyor. Bu mecranın birey ve toplum üzerindeki etkileri inceleniyor. Hatta bireylerin ve toplumların davranışlarının bu mecradaki yansımalarının nasıl gerçekleştiğine kafa yoruluyor. MIT’den @sinanaral ilham verici “The Power of Social Influence” adlı konuşmasında, bireyi ve toplumu anlayabilmek için ilişki (correlation) ve nedensellik (causality) kavramlarını iyi anlamak ve doğru kullanmaya vurgu yapıyor. Ağ ortamında bizim davranışlarımızın arkadaşlarımızın davranışlarını değiştirdiğine vurgu yapıyor. Sosyal medyanın iletişimi yoğunlaştırdığından hareketle çarpıcı örneklerle sosyal medya verilerinin nedensellikleri anlamamıza nasıl yardımcı olduğunu müthiş bir anlatımla gösteriyor. 

İletişim konularıyla ilgilenen akademisyenlerin sosyal medya verilerini analiz edebilmeleri, bu mecrada olan bitenleri anlamaları ve bu alanda akademik çalışma yapmaları açısından çok önemli. Bunun için iletişim kavramları ile beraber bilişim kavramlarına hakim olmaları gerekli. Böylece iletişim enformatiği (communication informatics) dediğimiz bir alanda birikime sahip olurlar. İstatistik yöntemlerine de aşina olmaları gerekli. Sosyal medya çalışmaları bu iki alanda da bilgi birikimine ihtiyaç duyuyor. Çünkü, sosyal medyada devasa bir veri okyanusu var. Bu verinin toplanıp düzenlenip analize hazır hale getirilmesi için bilişim bilgisine ihtiyaç var. Analiz edilmesi için ise istatistik bilgisine ihtiyaç var. Öğrenmek için hiç bir zaman geç değildir. Yeter ki araştırmak isteyin. Yoksa başkalarının söylediklerini tekrar edersiniz sadece. Müsaadenizle ben de Marcus Aurelius’un Meditations’da söylediklerini tekrar edeyim yeri gelmişken:)

Duyduğumuz herşey bir görüştür, bir gerçek değildir. Gördüğümüz herşey bri bakış açısıdır, hakikat değildir. 

(Everything we hear is an opinion, not a fact. Everything we see is a perspective, not  the truth.)

Gerçeği ve hakikati aramaktan hiç vazgeçmeyelim.

“Yeni” dünya haritası

Posted on Updated on


Bazı yazarlar günümüzü post enformasyon çağı olarak tanımlıyor. Şeylerin interneti ve endüstri 4.0 kavramlarıyla somutlaşan bu dönem öyle enteresan bir dönem ki artık  dünyayı bile baştan çiziyoruz.

Instagram tıbbın emrinde

Posted on Updated on


Sosyal medya veya dijital platformlar dediğimiz İlerişim ortamları başlangıçta düşünülmemiş bazı amaçlara da hizmet edebiliyor. Örneğin instagramda kullandığımız filitreler psikolojimiz hakkında fikir verebiliyor